
Bir günümü anlatmak isdiorum. Genel olarak. Sabah sekiz buçukta kalkmam gerekiyor. Dokuz buçukta işte olmam gerekiyor. Annem sekiz onbeş gibi seslenmeye başlıyor. Böylece her sabah onbeş dakika kesintili uykuyla kalkıyorum. Haliyle günüm bok gibi geçiyor. Uyuklayarak. Ardından sesleniyor:
-Kalktın mı?
-eeeeeedd..
-Yüzünü yıkadın mı?
-eeeeddd
-Tuvalete girdin mi?
-eeeddd
-Sifon bozuktu, çekebildin mi??
-eeeddd
-İlacını içtin mi??
-hayıır
-ama ben söylemeden hiçbir şeyi yapmıyosun..
-tuvaletten yeni çıktım..
-giyindin mi?
-giyiniyorum..
-ilacı içmeyi unutma..
Abarttığımı sanıyorsunuz di mi? hayır abartmıyorum. Her allaın sabahı bu böyle..
Devamını yazmicam yapılacak herşeyi yaptın mı? diye sormazsa rahat edemiyor, cevap vermezsem işini gücünü bırakıp yanıma geliyor.
Kendi kahvaltısını bırakıp benim ekmeğime bal sürüyo ya.. Anlatabilio muyum? Ben süremem diye.. ya otuz yaşındayım.. OTUZ.. tek başıma her şeyi değil belki ama bi sürü şeyi yapabiliorum.. işte otuz kişiye laf anlatıorum.. evde beş yaşında muamelesi görüyorum..
Kardeşim işi bıraktı, bizimle yaşıyo şimdi.. ev yerleştiriyoruz, onun bıraktıı yerden eşyayı alıo, milimetre ötesine koyuyo.. milimetre.. yemek yapalım sen yoruldun diyoruz. makarna suyunu karıştırıyo, kestiim domatesleri tekrar kesmeye kalkıo..
delirtcek ya bizi..
Sanırım evden taşındıktan sonra tekrar eve dönmemek gerekio.. çünkü ebeveynler hala evden ayrıldığınız yaşta olduunuzu sanıolar..
aklıma mukayyet ol yarebbi..
yaklaşık dört ay önce erkek arkadaşım başka bir şehre taşındı. ben de sürpriz olsun diye edepsiz iç çamaşırları almaya karar verdim. 
